4 Kasım 2008 Salı

ya Rabbi huzur...

Dedim şükür böyleleri de var.
Huzurun tanımı: bu nesli tükenmek üzre olan nadide insan teklerinin yanında az da olsa bir-iki saat geçirmek.
Araştırma konusu: bu nadide insan teklerinin kusurları.
Elimizdekiler: bu muhteremlerin sözleri, halleri ve hareketleri.
Şimdi bak bak dur.
Önce uzaktan, sonra hafif şaşkın, sonra hayran hayran.
De ki: sözlerinde ne bir tutarsızlık, ne bir mantıksızlık,
hallerinde ne bir aşırılık, ne bir bayağılık, hareketlerinde sadece zarafet var.
Sonra da de ki: hey Allah’ım, böyleleri de mi var?
Bu kadar doğru, bu kadar yalın, bu kadar rahatlatıcı insan tekleri.
İşte bu! Aradığım, bakındığım, olmaya çalıştığım.
Her sözünün altına imza atılacak biri olmak diye bişey varmış,
inanmazsanız sizin kaybınız.
Ama kimler deseniz isim veremem, bilenler göz kırpsın.
Bir gün bu güzelliklerden biri demişti ki;
"Hani çok güzel bir yemek yersiniz de sorarsınız ya tarifini;
bunu nasıl yapmış, ben de aynısından yapayım.
Ya da güzel bir el işlemesi görürsünüz,
bu nasıl yapılmış, ben de böylesini yapsam.
(bu misaller çook çeşitlenebilir)
Ve bir insan görürsünüz, çok doğru, çok vakur, çok zarif,
Rabbiyle irtibatı çok hâlis. O zaman da dersiniz;
nasıl yaşıyor hayatını, ben de onun gibi yaşayayım…"
son söz; içten bir nefes ve… ya Rabbi huzur..

2 yorum:

Elâlemin akıllısı dedi ki...

Ve bir insan görürsünüz, çok doğru, çok vakur, çok zarif,
Rabbiyle irtibatı çok hâlis. O zaman da dersiniz;
"nasıl yaşıyor hayatını, ben de onun gibi yaşayayım…"

Hep derim, yapabilsem keşke tam anlamıyla da.. :(

Pervane dedi ki...

ölmeden önce bir gün inşallah...