18 Mart 2009 Çarşamba

Bin Muhteşem Güneş

Hep üzerinde düşündüğüm bir konudur, kadın olmak…
Bir şeyi düşünürken ilk sorguladığım şey onun var oluş sebebidir. Ne olursa olsun işin mantığını, ne işe yaradığını çözmek esas mesele.

Niye kadın var? Bulduğum cevap gayet güzel, kadının kendisi gibi. Erkeği tamamlasın, ona destek olsun, erkek de onu korusun, birlikte Var edene kulluk etsinler diye. Birlikte…

Elimdeki kitapsa çok başka bir şey söylüyordu. Niye kadın var, kısaca köle olsun diye, diyordu. Demekle kalmıyor, yaşanmışını yüzüme yüzüme çarpıyordu. Uzuncası, kadının sadece kül tablası işlevi gördüğü, ev işleri, temizlik, çocuk doğurmak -ama sadece erkek doğurmak- ve de kum torbası olmak görevlerinden başka bir işe yaramayacağına inanan toplumları kafama vurdu kitap. Yani “Bin Muhteşem Güneş”.

Geçenlerde Üfürükten Prenses sayesinde kitabı okudum, yorumlarımı onunla paylaştım, o da bana blogda da yaz dedi, yazıyorum.

Kendimi dalıp gitmişken yakalıyorum, o zaman düşüncelerimi daha net görebiliyorum. Dünya üzerinde kadınlığın yerini düşünürken yüzüm acıklı bir hal alıyor. İçimden büyük puntolarla "Yazık" kelimesi geçiyor. Yazık ki, dünya üzerinde yaratılmış en güzel varlığa yazık ediliyor…

Neden en güzel? Basit. Allah’ın yarattığı en güzel varlık insan. Özeti, 'ahsen-i takvim' tanımlaması (bkz, Tin Suresi). Yani en güzel kıvam. E şimdi kadın mı daha güzel, erkek mi? Tabi ki kadın, haliyle en en güzel yaratık kadın olmuş oluyor. Karşı çıkanı yakarım :)

Ama kadının çilesi tükenmemiş ki. Hindistan’da kocası ölen kadın kocasıyla yakılmış (halen de koca karısına kızınca üstüne gaz döküp yakıyormuş!), filozoflar kadının ruhu olup olmadığını tartışmış, şeytan mı değil mi karar verilememiş, pek çok yerde kadın mal gibi alınıp satılmış, insandan vatandaştan sayılmamış, Roma’da koca isterse karısını öldürebilmiş, cahiliye Arapları kız çocuklarını diri diri gömmüş, kadınlar orta malıymış, Çin’de kadına isim bile verilmez, numaralandırılırmış. Bir de o zamanların Çin atasözü vardır ki, yıllardır kulaklarımdan gitmez, “Madem karını sabahleyin dövdün, öğlen niçin dövmeyeceksin ki?!"

Mealesef Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin tahrif edilmiş hali de pek iç açıcı değil.
Hıristiyanlar Hz.Havva’dan yola çıkarak (Hz.Adem’i yasak ağaca teşvik ettiği hikayesi) tüm kadınlar şeytandır demiştir. Hele hele güzel kadınlar erkekleri etkiliyor diye, onları cadı ilan edip yakmışlardır. Bunu bilmeyen de yoktur herhalde.
Yahudiler de aynı hikayeden yola çıkarak, kız çocuklarını utanç vesilesi saymış, kadınların lanetli olduğuna inanmışlar.

İşin aslı günümüzde de kadına çok değer verildiği söylenemez. Hem de şimdi kadınlara değerli oldukları zannettirilip paçavra muamelesi gördürülüyorlar. Erkeklerin şehvetini tatmin etme görevini nasıl da safça üstleniyorlar. Misal, Issız Adam filmi, bir kadın da çıkıp demedi ki, “bu adam kadınları sömürmekten başka bir şey yapmıyor, millet de güzelmiş gibi alık alık bakıp ağlıyor.”
Senede bir günü Kadınlar Günü (!) ilan edip, “İyi işte susup otursunlar, gün verdik daha n’apalım” deyip kenara geçiyorlar bu erkek milleti.

Şimdi benim esas canımı sıkan mevzuya geleyim. Bin Muhteşem Güneş, Afganistan’ı anlatıyor. Yani Müslüman bir ülke. Taliban’ın şeriat kuralları uyguladığı bir ülke. Ve bu ülkede kadın, bırak ikinciyi, sonuncu vatandaş muamelesine maruz bırakılıyor, hatta böyle evcil hayvan gibi.

Oysa yok böyle bir şey İslam’da. Yok şeraitte kadının hor görülmesi. Şeriat kısmını da bilahare açıklamam lazım, insanlar şeriatı el kesme, recmetmeden ibaret sanıyorlar, oysa ki namaz kılmak da şeriat gereği, oruç tutmak da. Ve malesef kitapta da bundan bahsedilmemiş, Taliban'ın şeriat deyip koyduğu saçma sapan kuralların şeriatın aslıyla, yani İslam'la alakası olmadığı belirtilmemiş.

Hz.Peygamber hanımlarına bir kez olsun kaş çatmamış, bir kez sesini yükseltmemiş, öfkeyle bakmamış, çalışan bir kadınla (Hz.Hatice ve Hz.Zeynep) evlenmiş, kız çocuğu Hz.Fatıma’yı çok hatta en çok sevmiş… Kadınlara her an kırılabilecek, nadide billurlar tanımlaması yapmış bir peygamber…

Örnekler o kadar çok ki. Şimdi hâl böyleyken müslümanım ayağına orada burada caka satıp eve gelince karısı döven, dövmese de içten içe sürekli küçük gören, ağzını açıp iki kelam etmeye layık görmeyen, kadının fikrini ifade etmesine tahammül bile edemeyen ümmetin erkekleri de kim oluyor?? Allah aşkına onlara ne oluyor da Peygamber’in yapmadığını yapıyorlar??

Üfürük’ün bir yorumu vardı, ‘onlar kendilerini ailelerinin peygamberi olarak görüyor’ diye. Evet, haklı. Yoksa bu küstahça nefsini kabartma, büyütüp şişirip başka kimseye yer ve hak bırakmamanın nasıl bir tanımı olacak??

İşte ben bu yüzden erkeklerden haz etmiyorum. Feminist değilim asla. Zira Allah’ın yarattığı erkek nesliyle bir derdim yok, haklarını yemiyorum, kendini her şeyin hakimi, kadını ayağının paspası zanneden erkek cinsinden ve zihniyetinden nefret ediyorum. Neyse Allah’ın sopası yok, hak yerini bulacak nasılsa.

Böylece de MaviGiz'in kitap mimini yerine getirmiş oluyorum. Pas atmayı sevmesem de bu kez atacağım, Hakan-Can ve Şeker Portakalı'na mimi yolluyorum. Olay şu; etkilendiğiniz bir kitabı anlatıyorsunuz. Aslında yer yer kendisinin çok kitap okuduğunu ima eden :) Zihin kurdu Artificial'i de mimlemek var, gelip de bu yazıyı okursan mimlendin Arti. İster yaz, ister sat, ister yanında yat...

21 yorum:

ALLEMDURİK dedi ki...

Bizim ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok müslüman ülkesinde de durum bu. Bu gün şeriatten dört kadını anlayanların günahı da bu müslümanların boynuda bence. Ama ben hadiseye kadın erkek diye bakmıyorum Kuran öyle yaklaşmıyor çünki, insan olarak yaklaşıyor. Ahsen-i Takvim de insan. Hem erkek olmasa kadının güzelliği de bi işe yaramaz değil mi?

Pervane dedi ki...

ben de onu diyorum işte, "üstünlük ancak takvadadır (Allah'tan korkanındır)." erkek ya da kadın olmakta değil..

yorum için teşekkürler allemdurik.

H.Y. Ergün dedi ki...

Düşüncelerini çok güzel anlatmış ve benim düşüncelerime de tercüman olmuşsun.
İslamiyette ev temizlemek bile zorunda olmayan kadın ne yükler altına girmiş. İslamiyeti hepimiz yanlış anlıyor ve yaşıyoruz. Müslüman kimseyi incitmeyeceği gibi kadını da incitmez. Buna sadece kadın olarak da bakmamak lazım. Peygamber efendimiz S.A.V. çocuklara son derece şefkatli iken, biz çocuklarımıza da kaba davranıyor, incitiyoruz. Şimdi nerde görüyoruz namaz kılan babanın sırtında oynayan çocukları?

Üfürükten Prenses dedi ki...

Her cümlene katılıyorum canım..
İslamiyet insanlığa verilmiş muhteşem bir hediyedir..
Ama baız erkekler dinimizi,kendi ahlaksızlarına kılıf olarak görüyorlar..

bugün sabah tv'de bir ilahiyatçı şunu söylüyor..

"bir erkek ahlaksızlık yapar,fuhuşa giderse karısı onu affetmelidir,Kuran böyle emretmiştir. Ama aynı hatayı kadın yaparsa,o ahlaksız kadından hemen kurtulunmalı,def edilmedilir,yoksa erkek boynuzlu olur"

ne ahlaksız erkeği ne de kadını savunuyorum fakat ahlaksızlık yapan erkeği affediniz kollayınız diyen Allah'ın kelamı olabilir mi? Allah bazı kullarına erkek diye kıyak geçer mi(tövbe haşa) bunu söyleyen bir akademisyen,Allah'ın kitabını okumuş etmiş yorumlarmış..

Erkeklerden artık korkuyorum Pervane,bu kitaptan sonra daha çok korkuyorum.. İmanlı erkek de Allah korkusu var der ve güvenirdik ama herkes kendine kılıf görüyor İslam'ı..

H.Y. Ergün dedi ki...

Pardon üfürükten prenses, kimmiş onu diyen ilahiyatçı?

hakan-can dedi ki...

-Geçenlerde kadınlar günündede yazmıştım Pervane,
Kadın annedir,bacıdır,eştir,candır,canandır....

Kadın sadakattır,özgürlüktür,şefkattır,sevgidir...

-İkincisi,İslamda kadın hakları hakkında Batının evladı olan Roger Garaudy'nin muhteşem ifadeleri var,diyor ki :

"İslamın kadın haklarını korumadığı yolundaki iddialar yalandan ibarettir.İslam dini,kadının itibarını zedeleyecek ve ona zarar verecek hiçbirşey getirmedi.Aksine kadınları mücevher gibi korudu ve değer verdi."

- ve son olarak,beni mimlediğin için sağol canım,zaten şu aralar mim manyağı oldum...:))

Bu harika mim'i ilk fırsatta sakin kafayla cevaplıyacağım,söz...

Pervane dedi ki...

hy.ergüncüm; saliha kadın her şeyiyle en güzel olandır, evini temiz tutmak da tabi ki onun görevi. ama demek istediğini anladım, teşekkürler.

prensesim, of ben ne günler geçirdim bu erkeklere güvenememe davasına. ama çok şükür geçti, şimdi yalnızca dua ediyorum o kılıfçı cinsle karşılaşmamak için. dağlara taşlara, dağlara taşlara...!

ya ben de merak ettim kim o densiz? ya da hangi program müsade etmiş ona?

ah hakan, o batının evladından buralarda da yetişse ya... İslam'da kadından da bahsetmek istedim ama çok uzun oldu diye bitirdim, belki başka yazıda.
mimi kabul ettiğine sevindim.

¨˜SananaAkİ BaNAneSaN(•̪●) ¨˜® dedi ki...

Kanayan yaramız ki hem de ne yara üzerinden hiç tuzu eksik olmayan gelenin vurduğu gidenin vurduğu bir yara ama sen de öyle bir parmak basmışsın ki kalkıp ayakta alkışlarım.Her kelimene katılıyorum.Ama benim takıldığım bir nokta daha var erkekleri yetiştiren onların bu zihniyete erişmesinde büyük rol oynayanda yine kadın oluyor.Kızlarımızı eğitmek şart lakin onuda ellerinde geldikçe engellemeye çalıştıklarından kısır bir döngüye sokuyorlar bizleride .Allah yardımcımız olsun.

çiLekLisüt dedi ki...

Bazı kadınların gerçekten yakılmasını isterdim bazıları hakikaten şeytan + cadı gibi :pP

Ortaçağ ve cahiliye adetleri hala sinsice ortalıkta dolanıyor ne yazık ki.. 21. yy bile olsa gizliden gizliye kendini müslüman, aydın, eğitimli vs. gören herkes bunu yapabiliyor ironik olan. Sadece kara cahillerin yapmaması işin tehlikeli bir boyutta olduğunu gösteriyor..

Vel hasıl-ı kelam, yine çok güzel bir yazı olmuş Pervane..

TReVaNiaN dedi ki...

genelde insanlara hayatlarını inançlarına göre şekillendirmektense inançlarını zaten şekillenmiş hayatlarına göre yorumlamak daha kolay gelir.

Şimdi kadına bahsettiğin şekilde bakan insan bunu islamın gereği olarak gördüğünden yapmaz.Sadece zayıf savlarla kendi bakış açısını dinle desteklemeye kalkar. Ondan sen ne kadar doğrusunu izah etsen de anlamaz ya da anlamak işine gelmez. Bu sadece kadına bakış konusunda geçerli birşey de değil. Sadece müslümanlıkta olan birşey de değil. Din adına haçlı seferleri düzenleyen zihniyetle aldatan kadının aldatan erkekden farklı muamele görmesi gerektirdiğini dine dayandıran zihniyet aynı.

Pervane dedi ki...

SaNchen; senin takıldığın konuyu da yazacaktım, unuttum. iyi ki hatırlattın. evet annelerde de hata var denebilir ama, erkek nefsi zaten kendini üstün görmeye meyilli ve ergenlikten itibaren çocuklar ana-babayı takmamaya başlıyor, çevreden öğrendiklerini kabul ediyor. hadi onu bırak, hep peygamberler erkeklerden gelmiş, devletleri onlar yönetmiş, başta hep erkek var. bu elbette normal olan ama yamuk bir zihniyetle erkek kadını adam yerine koymuyor işte, annelerin tesiri de kalmıyor bence.

Çilekli, çok hoşsun ya. yakılası kadınlar, valla haklısın ne diyim :)
işte hep bi "sen kadınsın, sus" algısı var orda bi yerde.tam da demek istediğim şeyi yazmışsın, teşekkür ederim.

Trevanian; evet malesef, inançları hayatımıza hep sonradan sokup, hep bir adım geride bırakıyoruz.çarpık şeyler çıkıyor ortaya.
enteresan di mi, şimdilerde de din yerine modernizm gereği oldu bazı şeyler. adam 2.-3. karıyı almasa da, onun yerine karısını aldatıyor, modern bi adam oluyor.
yani illa arkasına sığınmak için dine ihtiyaç kalmıyor.

Üfürükten Prenses dedi ki...

H.Y.Ergün:üzgünüm adını bilmiyorum..
şöyle berbat bir tarif vereyim..
18 mart atv müge anlı'nın programına konuk olan ilahiyatçı..

çok kötü oldu ama adını bilmiyorum,ismiyle hitap etmediler hiç :(

eGOisT dedi ki...

Çocuk eğitimi çok önemli.Bunu biz kendi ellerimizle göz göre göre yapıyoruz!Toplumda otomatiğe bağlamış bir düzen var yeni evlenmiş çifte ne zaman çocuk diye baskı yapılır.Şöyle bir kaç ay geçsin hala çocuk olmamışsa yoksa olmuyo mu diye bir baskı yapılır.Ebeveyn olmuş insanların büyük bir çoğunluğu psikolojik baskı yüzünden anne- baba olmuşlardır.Benim de en çok kızdığım şey bu işte.Çocuk yetiştirmenin sorumluluğu,bilinci farkında değilseniz çocuk yapmayın kardeşim.Küçücük çocukken başlıyo sen erkeksin asarsın kesersin küfredersin senin hakkın diye.Anne olarak çocuğunuza bu "yanlışı" doğru erkek olmayı öğretmicekseniz,baba olarak bu yanlışa karşı annenin verdiği mücadeleyi desteklemicekseniz gerekirse dede,komşu,hala,teyze vs vs tüm çevreye karşı "benim çocuğuma bu saçmalıkları empoze etmeyin ve yanında bu tavırlar içinde bulunmayın"diyemicekseniz çocuk sahibi olmayın lütfen!Anne baba çevresinin etkisinde kalmayan ayakları yere basan "olmuş"bireyler olmalı önce ki anne baba olunabilmeli.Çocuk yetiştirmek karnını doyurup,üstünü giydirmek,okula göndermek,oyuncaklarını temin etmekten ibaret değil.Anne babalar çocuklarını çevre neder,topluma ayak uydurma derdi vs ile bu düzene feda ederlerse korkarım bizim yaşadığımız üzüntülerin aynısını bizim torunlarımız da yaşamaya mahkum olucaklardır

Siminya dedi ki...

Şimdi bunu okuyunca içim yandı çok eskiden yazdığım bir yazıyı anımsadım, "kadın dediğin susacak" diye bloğuma editleyip yeniden koymalıyım koymalıyımki erkeklerden dahada nefret edilsin, gerçi ben günümüz erkeğinden nefret etmiyorum

Arti dedi ki...

çok işim vardı, daha yeni geldim gördüm okudum mimlendiğimi..
he bak; eğer link olarak yazarsan ismimi(www.zihincell.com) anında haberdar ediyo wordpress..

tahmin edeceğin üzere, bir kadından mim falan alamam.. ben mimlerim ancak !!.. hooppşş..

yok ya kitap okuduğum yok...eski usul onlar.. ilhamla şey ediyorum artık :P

..gün verdik daha n’apalım” ...ahaha

Etkileyebilecek tek bir kitap okudum hayatımda.. ondan gayrisi yalan oldu..

ya bu ezilen büzülen kadınlar nerde?? niye bana denk gelmiyolar? niye kaçıyolar benden.. ben de ezmek istiyorum.. ezmek, dövmek, sövmek benim de hakkım değil mi?
o kadar mahrumum ki bu Haklarımdan bi bilsen.. :( :D

fragrance dedi ki...

@siminya- sen sus.. bunlar ciddi konular... seni aşar anacım.. ztn şu blogosferde zilyonlarca kadın var, asabımı bozmayın toplaşıp toplaşıp.. hepinizi haklarım tek satırda.. :D

@pervane- demin yorumları da okudum da.. ya bi kadın her şekilde erkeği parmağında çevirir(ister kocası olsun, ister oğlu), yeterki yöntemini bilsin..bu durumdan toplumdaki tüm saçmalıkların suçlusu gene kadın :D

Pervane dedi ki...

arti ben de seni öldün sanmıştım ;)

linki bilerek vermedim, kimse seni haberdar etmesin kendin gel diye :))
boşuna burnunu kaldırma havaya :)

ok, mimin yanına uzan o zaman, yanında yatma pozisyonu.

o ezilen kadınlar neyse de, senin gibilerle dolu bu dünya, o yüzden göremiyorsun ezilmiş kadınları çünkü dahil olduğun adamlar da "kadınların ezildiği mezildiği yok be" diyorlar. görüntüde en moderninin bile içinde "kadınlar aptal ve eziktir" anlayışı var. o yüzden bence sen benim asabımı bozma tatlım :)
şimdi bu sert bi şakamsı oldu, esas hedef sen değilsin, yorumunun bana çağrıştırdığı zihniyet, kapiş?

evet toplumu inşa eden kadındır ama bu işte bi terslik olduğu aşikar, yüzyıllardır var olan bir yamukluğu 'hepsi kadınların-annelerin suçu' deyip kenara koyamazsın. erkek fıtratının terbiye ve doğruya kanalize edilmesiyle ilgili bi durum var. bunu da illa anne yapacak değil bence, insan kendini de terbiye edebilir, falan filan işte ya ne uzun konu...

Arti dedi ki...

:))
tabi orası öyle; birhangi erkeğin adam olmaya niyeti yoksa, en kral kadın da gelse ı ıh.. bu işler toplumun kollektif ahlaki gelişim çabaları göstermesine bağlı dediğin gibi..herkes kendi önünü süpürse temiz olur sokaklar..

malumumuz kadınların düşünce algoritması değişik azbiraz :) ve sanki big picture'lık olaylara yeterli penetrasyon(ve gereken hızda) göstermekte erkeğinki kadar efektif değil gibime geliyo.. kadınların skalası başka bi türlü.. bu aptal&ezik olduğundan değil sadece farklı olduklarından ama.. farklı kulvarda koşanlar mukayese edilip de 'kim üstün' sorusuna muhatap tutulamaz oysaki..Allah XX kromozomlulara günlük ve insani olaylar üzerinde daha bi vukufiyet vermiş :) bilmem doğrumuyumdur üstat.. :)

he bu arada tüm kadınlar......kaktüstür.. :))

Pervane dedi ki...

kaktüs severim ben, ama dokununca tehlikeli oluyorlar, farketmeden eline saplanıyor dikenleri ;)

kadınların algı hızında bir eksiklik söz konusu değil, erkekle kadının hızlı algıladıkları olaylar farklı. erkeğin de kadının hızına yetişemediği durumlar var ki bunlar daha çok hissetmekle ilgili şeyler. (o yüzden annelik kadında)
netice dediğin gibi, farklılıklar..
ben kadın-erkek eşitliğine de kılımdır oldum olası mesela.

hadi erkekler de ısırgan olsun madem bitkisel yaklaşıyoruz olaya :))

Arti dedi ki...

:))))

şahika dedi ki...

Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, Çünkü Allah gözyaşlarını sayar. Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı öyle olsaydı ezilirdi. Üstün olsun diye başından da yaratılmadı ama göğsünden yaratıldı eşit olsun diye, kolun biraz altında korunsun diye, kalp hizasında sevilsin diye.