30 Mart 2009 Pazartesi

değiştir

Alttaki yazıdan kurtulmak, konuyu değiştirmek istiyorum. Üstüne yorum yapıldıkça sıkılmaya başladım. Sakın yanlış anlamayın, konuşuldukça artıyor bunun üzerine düşüncelerim o yüzden. Normal halimden uzaklaşmak istemiyorum çünkü normalde bir şeye iki günden fazla üzülmem. (Allah'ım imtihan etme bunu dedim diye n'olur!)
Şimdi son keşfimden bu yana iki gün geçti, bitti gitti.

Iımmmm ne desek ne desek, seçimlerden mi bahsetsek? Muhsin Yazıcıoğlu'ndan, havalardan, yolda gördüğüm kaçık adamlardan, bi türlü izleyemediğim filmlerden falan mı bahsetsek? Yeter ki mevzu değişsin.

Bence Akp'ye iyi oldu, biraz rehavete kapılmışlardı, abuk açıklamalar yapmaya başlamışlardı, bu oy kaybı biraz kendilerine gelmelerini sağlar umarım. Bir de bu seçimde daha çok başarılı adaylar desteklendi gibi de geldi bana. Bir kaç istisna şehri, yani kalıplaşmış şehirleri bu tezin dışında bırakıyorum tabi.

İstanbul'lu olarak Kadir Topbaş'ın kazanması iyi oldu diyebilirim. Burda iki nokta var; birincisi seçimlerden önce ne zaman bunun hakkında birileriyle konuşsak ilk ettikleri laf "Adam daha çok para yesin diye mi oy verelim?" di. Kadir Topbaş'ı yakınen tanımıyorum ama böyle klişe bir laf da duymadım. Öyle bir önyargı gelişmiş ki bu konuda, "Her başkan olan para sömürür". Nerden biliyorsun? Kanıtın ne? Bir şeyi araştırmadan inanmamayla ilgili ayet ve hadisler var, haberin var mı?
Adam bir televizyon programında maaşının ne kadar olduğunu bilmediğini, eline geçmeden burslara gittiğini söylemişti. Kadir Topbaş aileden zengin bir insan, paraya ihtiyacı başkanlığa kadar olmamış da sonrasında niye illa ki götürsün? Neyse ben onun avukatı değilim ama insanların bu, ne dediklerini bilmeden laf olsun diye konuşmalarından hoşlanmıyorum.
İkincisi, Kılıçdaroğlu bence büyük başarı gösterdi. Şöyle ki, bir tane bile doğru dürüst icraati olmadan ve adam akıllı İstanbul'a ve belediyeciliğe dair plan ve projesi olmadan, sırf yolsuzluk iddialarıyla %36.8'lik bir oy alması görülmemiş bir başarı bence.
Artı, Topbaş iyi işler yaptı İstanbul'da, yapmaya devam etsin biz de takip edelim.

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilere sonsuz sınırsız rahmet diliyorum. Mekanları cennetü'l âlâ olsun. Çok üzgün ve çok öfkeliydim ama dinleyip okudukça imkansızlıkların çokluğuna ve kurtarmak için elden gelenin yapıldığına kâni oldum.
En çok da İsmail Güneş'e üzüldüm. "Galiba burda öleceğiz." demesi kahrediciydi.
Yalnız kazanın suikast olmadığı konusunda şüphelerim var, umarım bunu araştırırlar.

Muhsin Yazıcıoğlu'nu hep takdir ederdim ama partisi güçlü bir parti değildi malesef.
Geçenlerde televizyonda onun arkasından anlatılan bir şey çok calib-i dikkatti. Akp Muhsin Yazıcıoğlu'nun İçişleri Bakanlığına çok yakışacağını Yazıcıoğlu'nun bir dostunun yanında dile getirmiş. O adam da mesajı almış ve bunu Yazıcıoğlu'na söyleyecekmiş. Ama bir türlü fırsat bulamamış, derken kendisi hastalanıp da Yazıcıoğlu'nun ziyaretine geldiği bir zamanda söylemeye niyetlenmiş. Önce ağzını aramış ve sonunda bunu ona söylememiş. Çünkü diyor ki, "Anladım ki Muhsin, arkadaşlarını, ona destek verenleri ve onu sevenleri yarı yolda bırakmayı vefasızlık olarak düşünüyor. Mhp'den ayrıldığında onu bırakmayanları bırakıp da Akp'ye geçmek onun için vefasızlık olacaktı, bu siyasetin tabiatına aykırı da olsa o böyle düşünüyordu. Bunu anladım ve söylemekten vazgeçtim."
Bir de 80 darbesinde çektiği işkenceler kısmı var ki of of. Tırnaklarının sökülmesi, 5 yıl hücrede kalıp toplam 7,5 yıl hapsedilmesi, her işkencede çırılçıplak soyulması... Hatalarına kefaret olur inşallah.
İyi insandı velhasıl, nur içinde yatsın.

Son, en son; geçen gün vapurdayım, adamın teki, ki 50 var, vapurun üstünü örten tenteye şemsiyeyle vurup martıları kaçırmaya çalışıyor, hani martıların ayakları görünüyor ya alttan, nasıl zevk alıyor bundan. Şimdi o adam mı çatlak oluyor, ona "Allah'ın delisi" bakışıyla gülüyorum diye ben mi?

5 yorum:

Zeugma dedi ki...

Hayatımdan TV' yi çıkarmıştım 5-6 aydır..
Olanlardan fazla detayı olmadan haberim oluyordu,başlıklarıyla sadece..
Burada senin kişisel görüşlerinle birlikte sunman haber programı gibi geldi bana sanki.
Teşekkür ederim pervanecan :)

eGOisT dedi ki...

Topbaşın yaptığı tek hata(ki bana göre olgunluk);Kılıçdaroğlu'na onun dilinden bik bik cevap vermedi.Yaptığım hizmetler ortada,bu ülkede yargı var varsa bir usulsüzlük cezası verilir bizim alnımız ak demekle yetindi.Ama insanların senelerdir alıştığı bir hizmet var İstanbul'da artık sıradan gelmeye başladı insanlara.Alışmış beterdir derler ya o hesap :) Şahsen sancısını bende çekecek olmasam çok çok çokkkkkkkkk isterdim Kılıçdaroğlu'nun almasını çöp kokan bataklığa dönmüş bir İstanbul'u özlemiş çünkü %30'luk bir çoğunluk.Topbaş zaten belediye başkanı olmadan öncede gayet gelir seviyesi yüksek bir insandı.Sadece şirketinin geliri torunlarına da yeter hizmet vererek yoruyo kendini adamcağız O da rahat ederdi :)

Pervane dedi ki...

zeugmacım; hep de ciddi bi televizyon programında ahkam kesmek istemişimdir var ya :)))
ben de pek izlemiyorum ama böyle meseleleri seviyorum, onları takip ediyorum.
teşekkürler yorumun için :)

egoist; bi de Topbaş'tan çok Erdoğan konuştu hep onun adına ya, Topbaş da daha fazla ifade etseydi kendini iyi olacaktı.
ah ne günler gördü bu İstanbul, Allah düşman devletlere bile yaşatmasın. (İsrail hariç;) )

hakan-can dedi ki...

Seçimler bitti..Her ne olursa olsun Vatanımız için hayırlı uğurlu olsun Pervane'cim...

Sana çok keyifli ve güzel bir gün dilerim...:))

UÇURTMA:) dedi ki...

süper bi yazı olmuş, sen bence köşe yazarı olursun fiyakalı bi gazeteye..
ammmmaaaa mimlendin...