100 kişiye sorsak güvenebilir miyiz onlara?
100 güvenilir kişi bulabilir miyiz?
bilgisine, tecrübesine, fikrine, bakışına, duygusuna, eylemine güvenilecek kişileri bulabilir miyiz?
bulmaktan önce olmak, olmaya çalışmak var. ama bunun için yine o insanlara ihtiyaç var. örneğini görmeli insan. öyleyse aramalı.
fakat güven duygusu çok kompleks bir duygu.
her zaman açık kapı bırakmalı insanlara. çünkü herkes her an hata yapabilir. birine sınırsız dayandığı zaman insan, en ufak sallantıda düşer. düşer ve canı yanar.
birilerine güvenmeyi bu kadar da abartmamalı. güvenecekse Allah'a güvensin insan. O nasılsa hiç kazık atmaz, terketmez, yalnız bırakmaz, yanlış yol göstermez.
güven duygusunu hiç önemsemeyip, "benim kimseye güvenim yok" triplerine de girmemeli. kıvamı bozmadan, bunu ön plana koymadan, kimseye süperman muamelesi yapmadan, milleti kendin gibi olmak zorunda bırakmadan dengeyi sağlamalı.
aslında zor ikna olunan bir konu. genelde çok kişi çok dem vuruyor güvenden. yediği kazıkları (burdaki kazık genel mânâda, her türlü sırtından bıçaklama, yüz üstü bırakma, terketme, sözünden dönme gibi faaliyetler kapsam dahilindedir) iç âleminin baş köşesinde saklıyor, gün gelip 'vay başıma gelenler' zılgıtı çekmek için. yazılar, şiirler, şarkılar, filmler, hikâyeler, muhabbetler bu yönde. şimdi tut bu kadar yaralıya, "kardeşim niye bu kadar abartıyorsun, imtihan dünyasında insanlarla berabersek, insanlarla imtihan olacağız elbet, bu kadar basit" de.
ama insanın içinde var kendine acı çektirmek. hani sanatın mayası da acı ya, kimse vazgeçmiyor derdini sırtında, omzunda, kafasında, gönlünde taşımaktan.
"bırak bu dramatik havaları" demiştim birine bir gün, kaldıramadı. belki ben umarsızım, ama işin aslı taştan duvar değilim tabi, sadece uzatmıyorum, dramatize etmeyi, başroldeki hülya koçyiğit olmayı sevmiyorum. gözümde herkes değerli ama bu onlara çok güvenmemi gerektirmiyor. bu bir çelişki mi? yok canım ne alâka! biraz tefekkür lütfen...
14 Şubat 2009 Cumartesi
12 Şubat 2009 Perşembe
and the oscar goes tooooo.....

aman pek bi sevindim. şepşeker Şeker Portakalı beni seviyormuş. hehe, daha doğrusu sevdiği bloglar ödülü (mimi)ne layık görmüş Pervane'yi. kendisine gani gani teşekkür ediyorum :)
bu sevinçle yazımı erteleyip bu haberi cümle aleme duyurmayı seçtim. şimdi bana düşen 7 kişiye bu ödülü vermek. bu biraz şu mail zincirlerine benzedi gerçi. hani bu maili 7 kişiye yollarsan işlerin rast gider, sevdiğin sana bilmem ne eder, şöyle böyle olur, yollamazsan anan ağlar gibisinden. peki peki iyi bi benzetme olmadı. aklıma geldi durduramadım.
sevdiğim blogları helbet takip ettiklerim arasından seçeceğim. işe bak ki bugün bi ara bunu düşünmüştüm. bazen bir blogla karşılaşıyorum, enteresan bir şekilde kanım kaynıyor, sanki tanışıyormuşuz gibi. hakikaten de güzel bir sıcaklıkla karşılanıyorum. frekans tutması galiba.
yoksa normalde mesafeyi çok tutarım, ama güzel istisnalar oluyor işte.
şimdi blogunu sevdiğim 7 kişiye ödüllerini veriyorum;
Sananaaaaaakiiiiiiiiiiii BananeSaNNNNN (TahsinSan'a da veriyorum ödülü, bi hikaye çıkar bundan bak;) )
İlham Perisiiii (yazmak zorunda değilsin Pericim, ödülü al yeter ;) )
Böcüüüüüüüüükk,
Zeugmaaa,
Çilekli Süüüüüüütt,
Uçandepiiiiiiiikkk,
Kuzey ve Defteeeeerrr...
7 olmuş evet. daha olsa verirdim ama sayımız 7'ymiş. kısa bi ipucu vereyim, bloguna bir kere bile olsa yorum yazdığım herkesi (SaN bu senin için geçerli değil tabi) seviyorum ve takip ediyorum.
hemen haber vermeyeceğim, bakalım kimler gelince görecek ödüllerini. işin aslı vaktim kalmadı da, bu da güzel olur.
evet şimdi de ödül konuşmamı yapayım;
burdan beni büyüten anneme, babama, evlenip bana yeni bir oda bırakan ve şirin bir gelin getiren abime, tatlı cadım kardeşime... bi dakka ya, geç geç.. beni okuyan herkese, yayında ve yapımda emeği geçen kendime çok teşekkür ediyorum :)
veee sevgili MaviGiz'den de bugün geldi bu ödül. bugün 14 Şubat, bu bilgiyi buraya ekliyorum. kendisine kocamaaan teşekkür ediyorum. bu mimi çok sevdim ben, çok motive edici. tekrar ödülü bana verenlere ve benim ödül verdiğim ve çok güzel karşılıklarda bulunan sevgili blog yazarlarına çok teşekkür ediyorum...
11 Şubat 2009 Çarşamba
Filistin'de kadın olmak

böyle bir yazı yazmak geçti aklımdan, gözlerim doldu, midem kalktı, tüylerim ürperdi, kollarım uyuştu, bütün harfler korkudan en derin köşelere saklandılar...hiç bir şey yazamadım...
kanım dondu, dumur oldum, onun yerine kendini koymak mı, dayanamadım, dua ettim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)