30 Aralık 2008 Salı

Filistin, Filistin...

"O kimseler, sırf 'Rabbimiz Allah'tır' dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. .. Allah kendi dinine yardım eden, onu hakim kılmak için gayret edenlere yardım eder elbette yardım eder. Şüphesiz ki Allah çok kuvvetlidir, her şeye galiptir." (Hac Suresi, 40)

"Allah yolunda göç edip de, sonra öldürülen veya ölenlere gelince, muhakkak ki Allah, onları en güzel rızıklarla besleyecektir. Şüphesiz Allah rızık verenlerin en iyisidir. O onları hoşnut olacakları bir yere mutlaka yerleştirecektir." (Hac Suresi, 58-59)

ismi geçince yürek burkan, çaresiz, gamlı, onurlu, şerefli, hüzün diyarı Filistin...
dualar yeniden Filistin'e yöneliyor üç gündür. sonra yine unutulacak ama Filistin ağlamaya devam edecek. sonra yine büyük bir olay ve yine ekran karşısı duygusallıkları.
seni aklımdan çıkardığım her an için özür diliyorum Filistin. "Mü'minler bir bedenin âzâları gibidir, bir âzânın canı yanarsa, tüm bedende acısı hissedilir" hadisini özümseyemediğim her gün için utanıyorum.
sadece Filistin değil, Irak, Afganistan, Çeçenistan... barış getirilme vaadiyle, şekerle çocuk kandırılır gibi kandırılan dünyanın her yerindeki kardeşlerimi gönlümde hissetmek istiyorum.


İsrail'e şaşırmıyorum artık. kendi yazdıkları Tevrat'ta geçen ifadeler aynen şöyle;

“Vurun; gözünüz esirgemesin ve acımayın; ihtiyarı, genci ve ere varmamış kızı ve çocuklarla kadınları helak için vurun.” (TEVRAT, Hezekiel 9/5-6)

"İşte Rab'bin acımasız günü geliyor.(İşaya: 13/9)
Yakalananın bedeni delik deşik edilecek.
Ele geçen kılıçtan geçirilecek.
Yavruları gözleri önünde parçalanacak,
Evleri yağmalanacak,
Kadınlarının ırzına geçilecek. (İşaya: 15-16)
Hem yiğidi, hem kızı.
Emzikteki çocukla, ak saçlı adamı,
Dışarıdan kılıç, Ve içeriden dehşet telef edecek.
Hasımlarından öç alacağım, Ve benden nefret edenlere ödeyeceğim. "(Tesniye, 32/25)

"Onları tamamen yok edeceksin, onlarla ahdetmeyeceksin, onlara acımayacaksın." (Tesniye: 7/1-3)

Onlar bu yaptıklarının dinlerinin gereği olduğuna iman ediyorlar. peki insanları ruhen huzura kavuşturmak ve rehber olmak için var olan din kavramının içinde böyle emirler olabilir mi?
vahşeti, dehşeti, kan içmeyi, ırza geçmeyi, gözü dönmüşlüğü emreden bir din olabilir mi?
bu bile yahudiliğin tahrif edilmiş olduğunun kanıtıdır. ama gel gör ki bunu onlara anlatamazsınız ve bu zulüm durmaz.

tüm dünya İsrail'e dur diyor, bu kadarı fazla diyor, barış diyor. bunlar İsrail için anlamsız sözler, yukarıda kendi ayetlerinin sadece bir kısmı var. imanlarını kıyım üzerine, kendinden başkasını öldürmek üzre kurmuş birini artık durdurmak mümkün müdür?
ki onlar çocuklarını küçükten öldürmeye programlı yetiştiriyorlar, var mı ötesi?


ben bunun sona ermesini beklemiyorum. ben sadece Müslümanların kuvvetlenmesini, direnebilmesini, birlik olabilmesini diliyorum. elimden geleni yapmak istiyorum. Allah aşkına biri çıkıp desin, yukardaki uydurulmuş Tevrat ayetlerine bir tek benzer ayet var mı Kur'an'da? böylesine barıştan yana, Allah'ın merhametini ön planda tutan, mükemmel bir dinin mü'minleri nasıl olur da terörist olur?
ama yazık ki biz kendi yaşayamayışımızın bedelini İslam'a ödetiyoruz ve İslam terör dini gibi lanse edilmeye çalışılıyor.

buna rağmen, bu son katliamda bütün dünya İsrail'i kınadı ve çağrıda bulundu. çünkü insan olan buna dur derdi. müslüman olmayı kenara koy, bir insan vicdanı böyle bir şeyi kabul edemez, ediyorsa önünde büyük bir soru işareti vardır insan olmaya dair.
yalnız bir ülke buna karşı çıkmadı, sustu. cevap basit, Amerika. hiç ilginç değil, değil mi?

bir şey biliyorum ki, o bana sükûn veriyor;

"Nice memleket halkı vardır ki, zalim olduğu halde ona mühlet verdim, sonra onu azabımla alıverdim. Dönüş ancak banadır." (Hac Suresi, 48)

biz aciz insanlar pek çok şeyin sebebini ve hikmetini anlamaktan da aciziz. Allah Sabûr, yani çok sabırlıdır, insanı hemen cezalandırmaması suçlunun yaptığıyla kalacağı anlamına gelmez. ben ahirete iman ediyorum ve biliyorum ki dünya hayatı geçicidir. yapılan her şeyin karşılığı verilecektir. dökülen kanlar yerde kalmayacaktır asla.

ama bu bizden de hesap sorulmayacağı anlamına gelmiyor. aç komşusundan sorumlu bir mü'min, suçsuz yere öldürülen bir bebeğin katline engel olmak için elinden geleni yapmalı. bu illa can vermek demek değil. duaların gücü bilinseydi, diller durmazdı sanırım. her türlü yardım kampanyasıyla ve pek çok şekilde yanlarında olduğumuzu göstermeliyiz.
gördükleri karşısında ıssız adam filminde döktüğü göz yaşı kadar duygulanmıyorsa gönül, bir ayna bulup gözlerinin içine bakmalıdır kanımca.
(bu benzetmeyi filmi izlemediğim halde, her yerde hakkında okuduğum yazılardan dolayı yaptığımı belirtmek isterim.)

5 yorum:

betül dedi ki...

''nemlenmemiş bir gözle, yara almamış bir kalple huzuruna varmaya utanıyoruz Allah'ım.'' ve kardeşlerimiz zor durumdayken,rahat yatağımızda yatmaktan,gülüp eğlenmekten de utanıyoruz!! Affet bizi Allah'ım! Affet!! ama yüreklerimizi ferahlatan bir hadis-i şerif yetişiyor imdada:''Müslümanlarla yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. yahudi taşın,ağacın arkasına saklanacak,bunun üzerine o taş,o ağaç yahudiyi kovalayan kimseye:'ey müslüman!arkamda bir yahudi var,gel onu öldür!' diyecek.yalnız ğarkad ağacı birşey söylemeyecek;çünkü o yahudilerin ağaçlaındandır.''(Buhari,cihad 94)(bu arada demeden edemeyeceğim,belki biliyorsunuzdur;yahudilerin milli ağacıdır ğarkad ağacı ve özel olarak yetiştirilmektedir yahudiler tarafından,belki de bu hadisi bildiklerinden dolayıdır, ne dersiniz??)

Pervane dedi ki...

evet, bu yüzden dikiyorlarmış, biz de öyle okumuştuk.
adamlar hem biliyor hem inkar ediyor. dün raydoda dinledim, Efendimiz bebekken Yahudiler Hz.Amine'ye gelip bazı sorular sormuş ve yetim mi demişler. O da hayır yetim değil demiş, yani yalan söylemiş aslında evladını korumak için, bunun üzerine yahudier demiş ki, "eğer o yetim olsaydı vallahi onu öldürürdük".
o zamandan bu zamana değişen pek bişey yok. hala içten içe bilip inkar ediyorlar ve bu biliş onları daha da vahşileştiriyor.

insansevgisi dedi ki...

Allah yar ve yardımcıları olsun Filistinli kardeşlerimizin...

Elimizden bişey gelmiyorsa,meleklerin semalara alıp götürdüğü dualara umudumuzu bağlamak zorundayız..

sevgiyle kalın,esen kalın...

Pervane dedi ki...

saolun sevgi dolu insan:)
umudun bittiği yerde iman da biter...

fbetül dedi ki...

ne yapsak da hakkıyla hissedemiyor, gelip geçici üzüntüler yaşıyoruz gibi geliyor bana. rabbim affetsin inş hepimizi, Gazze'nin semaları uranyum bombaları ile aydınlanırken, burda havai fişek patlatan insanları hele müminleri.. affetsin.