31 Aralık 2008 Çarşamba


bugün radyoda bu bir zamanlar çok sevdiğim şarkının çıkmasıydı günün güzelliği.
belki yüzde yüz beni anlatıyor diyemem, o kadar da incinmiş değilim, daha doğrusu o kadar da umursamadım şimdiye kadar. benim dışımda birilerinin beni o kadar üzmesine izin verecek kadar mazoşist değilim. incelikli davranma konusundaysa katılıyorum şarkıya.
ama terkettim kendimi, defalarca...
belki de kendi kendimi incittim derinden.
ve tesadüfen karşılaştım içimde
kendimle yeniden.
işte o zaman üzüldüm hep, kendimi terkedişime.
nasıl bir şey bu? bilmem, değişik. öylece unutuyorsun kendini, günlerce, aylarca durup düşünmüyorsun sevdiğin gün batımını, gökyüzüne bakmayı, kendine bir iyilik yapmayı...
bir şeyler ağır geliyor, bırakıp kaçıyorsun. aslında biliyorsun kalman gerektiğini, güçlü olman gerektiğini, kendini gerçekleştirmiş insan hikayesini. ama bunu bilmek sadece kızdırıyor. çünkü gerçekler her zaman o kadar kolay değil. zira insan olmak o kadar kolay iş değil.
(yani ki ara not: biri bana öyle bir dönemimde güçlü ol falan demeye kalkarsa bir tane çarparım yüzüne, hiç hoşlanmam bildiğim şeylerin hassas zamanlarımda bana anlatılmasından, neyse..)
sonra sarsılıyorsun birden, kendini geri istiyorsun. yırtınıyorsun giden zamanı geri almak için.
ve anlıyorsun hiç bir şey senden önemli değil. hiç bir şey kendinden gitmene sebep değil.
bu ara öyle istiyordum ki gitmeyi, çook uzaklara, adımın hiç duyulmamış olduğu diyarlara...
o sarsılmadan sonra başlıyorsun işte söylemeye;
artık beni asla yaralayamaz hayat eğer istemezsem....


İncindim, incitildim derinden
Terkettim kendimi

Tesadüfen karşılaştım içimde
Kendimle yeniden

Bir minicik kız çocuğu bak
Duruyor orada hâlâ
Anlatamam gördüklerimi
O neşeli çocuğa

Artık beni asla yaralayamaz hayat
Eğer istemezsem
Yıllar beni kolay yakalayamaz
Ben durup beklemezsem

Siz yine de incelikli davranın
Benim kadar değilse de

Ben bu yüzden, incelikler yüzünden
Belki daha çok üzüldüm

6 yorum:

betül dedi ki...

yazdıklarınız benim duygularıma da tercüman olmuş sanki..bu şarkı beni de eskilere götürdü,yüzümde bir gülümsemeyle beraber...ve aklıma şu şarkıyı getirdi her nedense...
aslında bende isterim düşünmeden konuşmayı,
küçük bir oyun içinde önemli kişi olmayı,
aklımdan geçen sözler,kalbimden gelen sesler,
hepsi bir orman oldu,bir kibritle yok oldu.
ben sigara dumanının altında yana yana en sonunda kül oldum,
sen kibritin hiç yanmayan ucunda birinin hayatından geçmiş oldun.
.........
iyi dostlar biriktirdim hepsi ailem oldu, küçük bir aşk yetiştirdim düzene yenik düştü.......

zeynep dedi ki...

bu şarkıyı dinleyince aklıma ablam geldi."ben de incelikler yüzünden yıprandım."demişti.anlamamıştım o zaman. büyüyünce anladım. bence ince olmak ama yıpranmamak lazım.nakarata kulak vermek lazım.duygusal yanımı kamçıladı bu şarkıyı tekrar dinlemek. çok severim ben de bu şarkıyı dinlettiğin için teşekkürler. bir küçücük kız çocuğu bak duruyor orada hala (yani biricik kızım) ben de anlatmıyacağım gördüklerimi o neşeli çocuğa. o kendisi yaşasın ve yorumlasın kendi hayatını. aeo

Pervane dedi ki...

ilk ders incitmemek, son ders incinmemek...
canım meryem... ne dualar etmeli onun o minik temiz kalbi için.
ya zeynep sana gelince bunu konuşalım hakkaten, çok ciddiyim, çocuğun özgüvenini bozmadan nasıl sağlıklı yetiştirebilirsin, yetiştirebiliriz çoluk çocukları... bu hafta özgüveni işledim, doluyum baya.

ZEYNEP dedi ki...

İNŞALLAH KONUŞALIM, BU CUMARTESİ EVDEYİM .GELSEN NE İYİ OLUR KONUŞURDUK.ÇOCUK EĞİTİMİYLE İLGİLİ HERŞEYE SON DERECE AÇIĞIM. AEO

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

bir an şarkıyı hatırlamadım...aslında unutmak mümkünmü??

Pervane dedi ki...

ben unutmadım mesela:)