27 Ekim 2008 Pazartesi

mantığınızı seveyim. üstüne yapabileceğim hiç bi yorumu da yazmak istemiorm. öyle bi saçma ülkeyiz işte.
inadına yazıcam. yarın öber gün geri döner teze bilogum, olmadı çeker giderim hıh diyerek.
havamız batsın. şimdi millet deli dana gibi koşuodur bşka biloglara. milletin içindeki asi ruhları coşturanlar da otursun oturdukları yerde.

16 Ekim 2008 Perşembe

kafayı taktım



keşke korkmasa kimse kendinden,
kendini gizlemeyi başka bir şeye bağlayamıyorum.
ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün sözünü başıma tâc ediyorum.
kendini küçük görenlerden de kendinden başka herkesi küçük görenlerden ve görmelerden de Allah'a sığınıyorum.
basitliğin gözünü seveyim.
rahat, doğal, risksiz, oh..

15 Ekim 2008 Çarşamba

ismin yalın hali...

I.
içgüdüsünü kaybetmiş bir ceylanın
sürüsünden ayrılışı gibiydi yalnızlık.
büyüdüğüm sokaklardan geçmek gibi tanıdık.
öyle şaşkın, öyle sakin; karışık.
ne yapsam işe yaramaz; bulanık.
beni beklemeyin, gelmeyeceğim artık.
erken emekliyim, biraz da bıkkın.
yorgunluk değil bu, sadece canım sıkkın.
naz-niyaz, maskeler.. sevmediğim bir oyun.
uzak kalmalıyım ve yalnızca yalın.

II.
psikoloji, ruh hali.. boş şeyler.
iyi miyim, değil mi, kime ne?
herkes kendi işindeyken
ben beni düşünmezken
doğrusu, düşünmek ağır gelirken
bu böyle bir sürüncemeyken
kimseden alâka beklemezken
kimseyle de ilgilenmezken
beni boşver, yakında geçer.

III.
çok mu düşündüm bunları?
hayır, aklım tatilden dönmeyecek bir süre daha.
sadece oyalanıyorum
etrafa bakınıyorum
düşsem umursamıyorum
yaralansam da acımıyor.