9 Kasım 2008 Pazar

**bugün öğrenilenler

Herkesin insan olduğunu, insanın da nisyandan geldiğini, bu yüzden Allah’ı unutup çok günahlar işleme kapasitesinde olduğunu ve en önemlisi de, senin de onlardan biri olup aynı şeylerin senin için de geçerli olduğunu unutma!
Ne kimseye güven, ne de kimseden güven bekle.
Ne kimseyi çok sev, ne de kimsenin seni çok sevmesini um.
Kimseden hiçbir şeyin karşılığını bekleme.
Çok büyük bir iyilik yapmış olsan bile, karşılığında dua bile bekleme.
Ki üzülme, insanların teşekkür etmeyi bilmediklerini öğrendiğinde.
Ama sen yap, elinden gelenin en güzelini ve mutlu ol, bu bir başarı çünki.
Aldırma insanlara ve hayata, etkilenme sağdan soldan, senin bir yolun var zaten…
Dost arama, dost ol, ama kimseye dostunum deme.
Emanetini düşün, vazifeni düşün, acziyetin vazifeni terk etmene sebep olmasın. Sorunlarının bedelini insanlara ödetme, o insanlar ki senin her şeyin en güzelini yaptığını zannediyor.
Haline şükret, senden kötü durumda olanları ve senin dert edindiğin şeyleri ve bunlar karşısında duruşunu, bir de onlarınkini düşün…
Vazgeç elde edemeyeceğin şeylerden. Yalnızca hayırlı olanı iste.
İnsanların düzeltemeyeceğin, söyleyemeyeceğin yanlışlarıyla ilgilenme, sana yapılsa bile. Ve üzülme, yalnızca insanlık adına, yapılan hataya üzül. Ve sen yapma, madem üzücü buluyorsun!
Asla yalan söyleme, sonucu ne olursa olsun! Şeffaf ol, insanlardan bir şey gizleme. Görmelerini istemediğin bir halin varsa, yok et bunu ve neysen o ol, nasıl karşılanacaksan karşılan. Sen samimi ol ki, insanlar bunu hisseder ve anlar elbet, belki geç bile olsa.
Adam ol adam, çok konuşma icraata geç!

8 Kasım 2008 Cumartesi


“Bir çocuk kadar güzel olur
Başını göğe kaldıran.”
(F. Hüsnü Dağlarca)

7 Kasım 2008 Cuma

başımın belası başım

unutkanlık başa bela. ne dillere destan olacak anılarım var da utanıyorum hepsinden.
b-12'm mi eksik, tahtalarım mı bilemiyorum.
sondan beşinci olarak cep telefonumu 2 semt ötede unutup, o yolları geri döndüm.
sondan dördüncü olarak, misafirliğe gittiğim evde çantamı unuttum ki bunun için defalarca yuh dedim kendime. akşamın bi vakti oraya da geri döndüm tabi.
sondan üçüncü olarak kursa malzemeleri evde unutarak gittim.
sondan ikincisi yine aynı ve bu sefer bi de eve dönüp tekrar kursa gittim.
son olarak da malzemeleri kursta unutarak eve geliyordum ki, biri seslendi bunlar kimiiin diye?
ayh, rezillik diz boyu.
aynı anda aklından kaç şey düşünebilir bir insan. benim 5-6 düşünce geçiyor aklımdan ciddi ciddi. belki de ondan dağılıyorum bu kadar. bakınız gizli tefahür. kafam çok çalşıo hesabı :P amaan saçma.
ben niye şimdi yazdım da bu halimi ifşa ediyorum, bilmem.
bu yazı kendini bi süre sonra imha edebilir.